ÇEVRE BOZULMASI DEVAM EDERSE DÜNYA YAŞANAMAZ DURUMA GELİR

0
18
ÜNİVERSİTELER ÇEVRELERİNE YARARLI OLUYORMU ?

ÇEVRE BOZULMASI DEVAM EDERSE DÜNYA YAŞANAMAZ DURUMA GELİR

 

Prof.Dr.Niyazi ÖZDEMİR

 

Bilim adamları çevrenin gün geçtikçe bozulduğunu tam 50 yıldan beri söylüyorlar. İnsanlık kendi bindiği dalı kesiyor, nereye kadar bu sürebilir? Tüm dünya ülkeleri bu gidişin farkındadır, ancak önlem alan çok az ülke var.

 

Çevre sorunları 1954 yılında düzenlenen bir konferansta tartışılırken deniz kirlenmesi gündemin konusu oldu. Petrol taşımacılığı ile sanayi atıklarının sulara verdiği zararlar ilk defa ciddi şekilde konuşuldu. Bu zaman kadar denizlere boşaltılan petrolün zararları, özellikle balıklar üzerindeki öldürücü etkileri fazla önemsenmemişti. Petrolün içindeki pek çok zararlı bileşik hem hava kirliliğine hem su kirliliğine sebeptir. Balıklarda biriken çeşitli ağır metal artıkları, onları yiyen insanlarda başta kanser olmak üzere çok ciddi hastalıkların nedenidir.1954 yılında ilk defa bu dile getirildi. Bundan sonraki toplantılarda araştırmalar ile kanıtlanmış somut örneklerle olay ispatlandı. Kronik hava kirliliğinin sağlık üzerindeki zararları 1964 yılında ilk defa Strasburg’da konuşuldu. Havası kirli olan ülkenin suyu, toprağı ve ormanı da kirlidir. Asit yağışları buna neden olur. Kükürt oranı yüksek kömür kullanmak olayın en önemli nedenidir. Hava kirliliği toplantıları 1966,1969 yıllarında da tekrarlandı. Daha sonraki yıllarda devam kararı alındı.

Tüm kış boyu yerleşim yerlerinde yanan kömürün asitlere dönüşerek geriye dönüşü dünyanın kirlenmesinde ciddi bir tehlikedir. Yalnız yerleşim yerlerinden değil, sanayinin kullandığı yakıtın dumanı da aynı işi yapıyor. Hatta büyük şehirlerde yoğun trafik hava kirliliğinde önemli bir etmendir.

1970 yılında deniz bilimcisi kaptan Cousteau, Avrupa Parlementosu’nda yaptığı konuşmada, denizlerin kirlenmesinin ekolojik dengeyi bozduğunu ve endişelerini dile getirdi. Artık denizler aynen karalar ve ormanlar gibi kirleniyor. Okyanuslardaki meydana gelen bozulmalar , akıntılar ve boğaz bağlantıları ile her tarafa taşınabiliyor. Düşünün kutuplarda buzulların eriyerek okyanuslara karışması, dünyanın iklimi üzerinde etkili olmaya başladı. Dünyanın bazı yerlerinde hiç alışılmamış kuraklıklar yaşanırken bazı bölgelerde aşırı yağmurlar, seller ve taşkınlara sebep oluyor.

Kıyısında 17 ülke bulunan Akdeniz kirlenmeye devam ediyor. Dünyanın hiçbir yerinde temiz denecek deniz, göl, akarsu kalmadı.

NEREYE KADAR DEVAM EDECEK

Öyle görünüyor ki bu bozulma devam edecek. Bunu azaltmak veya durdurmak ülkelerin halen elindedir. Ancak ciddi bir çaba yok. Örneğin dünyanın iklim dengesi üzerinde

etkili olan ozon tabakasının incelişi sürerken, buna neden olan ülkelerin başındaki A.B.D. işi ciddiye almıyor. Sanayisi zarar görür diye antlaşmayı imzalamıyor.Ormanlar aşırı oranda kesiliyor, yakılıyor. Dur diyen yok, yasalar çok caydırıcı değil.Ülkemiz de bile göller,akarsular, denizler kirleniyor.Balıklar azalıyor. İçme suyu sıkıntıları başladı.

ÇEVRE SAĞLIĞI BİLİNCİ GELİŞMELİ

Çevre bilinci olmayan insanların çağdaş olamayacakları artık bir slogan oldu. Gelecek kuşakların üzerinde ağır bir sorumluluk var. Bizler gelecek kuşaklara temiz bir çevre bırakamıyoruz. Çevrenin önemini ve nasıl korunacağını ilk okullardan başlamak üzere her zeminde ders olarak anlatmanın zamanı geldi geçiyor …Bu gidişle gelecek kuşaklar da bizler gibi sorumsuz davranırlarsa korkulur ki 40-50 yıl sonra dünya yaşanamaz olur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here