ÜRETİME YÖNELMEDİKÇE KALKINMA HAYALDİR

0
441

ÜRETİME YÖNELMEDİKÇE

KALKINMA HAYALDİR

Prof. Dr. Niyazi Özdemir

Üretime yönelmeyen ülkeler geri kalmış , kalkınamamış ülkelerdir. Ülkesinin potansiyelini seferber eden , onu değerlendiren , hem kendi ihtiyaçlarını karşılayan hem de ihraç eden ülkelerin ekonomik güçleri yükselmiştir. Aksi durumda üreten değil , tüketen bir toplum olur ve asla ileri ülke adını alamazsınız.

Mustafa Kemal Atatürk’ün bu konuda 90 yıl önce söylediği şu anlamlı söze bakınız: ”Çalışmadan , yorulmadan ve üretmeden rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getiren milletler , evvela haysiyetlerini , daha sonra istiklallerini kaybetmeye mahkumdurlar”. Doksan yıl önce söylenmiş bu söz , eskiden olduğu gibi bu gün de hayatın ve gerçeğin özü oldu. Çalışmayan , uyuşuk , tembel uluslar aynı zamanda yeterince eğitimli de olmuyorlar…. Geleneklerine bağlı , üretkenliği sevmeyen fakat tüketimi seven toplumlar dünya da az değildir. Bu tip toplumların geri kalmış oldukları da bir vakıadır.

Ülkelerin varlıkları biri birinden farklı olabilir. Kimileri doğal kaynaklara sahiptir , kimilerinde doğal kaynaklar azdır veya yoktur. Örnekler verelim : Dünyanın gelişmiş ülkelerinden biri olan Japonya doğal kaynakları , madenleri çok zayıf olan bir ülkedir. Ancak üretken ve çalışkan halkı dışarıdan ithal ettiği ham maddeyi mamul duruma getirmeyi başarmış , güçlü bir ekonomi olmuştur. Kişi başına milli geliri 40 bin doların üzerindedir. Japon toplumuna tüketici toplum denilemez. Almanya , Çin, Güney Kore , Amerika , İskandinav ülkeleri İsveç , Norveç , Danimarka , Hollanda , Finlandiya, Rusya ,Polonya ve daha nice ülkeler tüketici toplum olmaktan çok üretici sınıfına geçmişlerdir.

Doğal kaynaklarınız , petrolünüz , madenleriniz olabilir , ancak bunu işleten mühendisiniz , fabrikanız , ustanız , yetişmiş işçiniz yoksa ; bunları işletecek açık göz ülkeler vardır. Üretiminizi onlara havale etmek zorunda kalırsınız ve siz sadece bundan pay alan tüketici durumuna gelirsiniz. Arap Krallıkları bu dediğimiz gidişe iyi örneklerdir. Petrolünü kendi çıkaramaz , uluslar arası büyük şirketlere havale eder ve bundan pay alırlar. Kişi başına milli gelir yüksek olduğu halde , Arap krallıkları gelişmiş ülkeler değildir. Hazır yemeye alışmış , tembel tüketici durumundadırlar…

Son yıllarda Amerika’nın ekonomisini geçen Çin 1 milyar 200 milyon nüfusa rağmen üretici toplum olmayı başarmıştır. Bu kadar kalabalığı üretime yönlendirme de hükümetlerin rolünü de unutmamalı…Çin’de İnsanlar zengin değiller ama , aç insan yok.. Ağır sanayi makinaları dahil , çeşitli sanayi dallarında halkı üretime yönlendirip, dünyanın her tarafına çeşit çeşit ürün satarak güçlü ekonomiyi kurmak önemli bir beceri sayılmalı…Üretim ; tüketimin her zaman önünde gider eğitilmiş ülkelerde.

ÇALIŞMAYAN , ORGANİZE OLAMAMIŞ , EĞİTİMİ YETERSİZ ÜLKELER GERİ KALMIŞ TÜKETİCİ TOPLUMLARDIR

Kalabalık bir nüfusa sahip olmak da önemli değil. Yetişmiş , eğitilmiş , bilinçli , üretken , çalışkan , disiplinli , dünyayı tanıyan , teknolojiyi takip eden ve uygulayan insanlara ihtiyaç vardır. Bu tip topluma sahip olan ülkeler gelişirler. Tüketici toplum denilemez bunlara. Aksine , hem kendi ülkesinin ihtiyacını karşılar hem de ihracatta ileri götürür memleketini..

Gelişmiş olmanın temelinde eğitim yatmaktadır. Bilinçli olmayan , eğitim almamış cahil insanların çoğunlukta olduğu uluslar, aynı zamanda ikinci sınıf ülke statüsünde sayılırlar, gelişmemiş ülkelerdir ve dünyada söz sahibi de değildirler…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.