TÜRKİYE’DE MİRAS VE TOPRAK PARÇALANMASI SORUNU

0
195

TÜRKİYE’DE MİRAS VE TOPRAK PARÇALANMASI SORUNU

Kişi vefat ettiğinde mirasçıların öncelikle dini ve örfi vazifelerini yerine getirirler. Daha sonra hukuki anlamda yapılması gerekli olan işler gelir. Hukuki anlamda ilk yapılması gereken mirasçılık belgesi çıkartılmasıdır. Eğer miras bir taşınmaz ise yani bir arazi, ev ise mirasçılar bu mirasa intikal gereği mirasın geçmesi ile birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki elbirliği mülkiyeti ile sahip olurlar. Ancak tüm mirasçılar Tapu Müdürlüğünde hazır bulunur ya da hazır bulunmayanlar vekalet ile kendilerini temsil ettirirlerse eğer taşınmaz paylı mülkiyet halinde de mirasçılara intikal edebilir.

Elbirliği mülkiyette mirasçılar hisselerini sadece diğer hissedarlara satabilir veya devredebilirler. Üçüncü bir kişiye satamaz ve devredemezler. Oysa paylı mülkiyette hissedarlar payını hissedarlardan birine ya da üçüncü bir kişiye satabilir ve devredebilirler. Payın üçüncü bir kişiye devredilmesi halinde eski hissedarların önalım hakkı vardır.

Peki mirasçılar bu taşınmaza her zaman birlikte mi malik olmak zorundalar? Hayır. Bu durumda mirasçılar ortaklığın giderilmesi davası açmalıdırlar. Ortaklığın giderilmesi davası diğer adıyla izalei şüyu davası hisseli yani paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır ve taşınmaz mallar için açılabilen bir dava türüdür. Ortaklığın giderilmesi davasında taşınmaz ya satışa çıkarılır ve mirasçılara değeri verilir ya da taşınmaz aynen bölünür.

Ancak bazı hallerde ortaklığın giderilmesi davası açılamaz. Peki nedir bu haller? Taşınmazın sürekli bir amaca özgülenmiş olması, ya da ortaklığın giderilmesinin uygun olmayan bir zamanda istenmesi örnek verilebilir. Ortaklığın giderilmesi davasının  açılamayacağı haller bununla sınırlı değildir. Burada önemli bir sebep üstünde durmakta yarar vardır:

5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı kanunu ortaklığın giderilmesi davasında sıkça karşımıza çıkan bir kanundur. Bu kanunun 8. Maddesine göre “Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez ve hisselendirilemez. Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi arttırılmaz.” Bu durumda araziler Bakanlıkça belirlenen büyüklükler altında ortaklığın giderilmesi davasına konu olamayacaktır. Daha önce bu arazilerin üçüncü kişilere devri mümkün değildi. Ancak 5578 sayılı Kanunla 30.04.2014 tarihinde 5403 sayılı Toprak Koruma Kanunun 8. Maddesi ve 6537 sayılı Kanunun 4. Maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle  artık tarım arazilerin üçüncü kişilere satışı ve devri mümkün hale gelmiştir.

“Yasaları yalnızca yargıçlar biliyorsa o ülkede hukuk yok demektir.”- Herbert Hower

Saygılarımla,

Av. Hilal Tuğçe KOÇAK

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.