Sivas katliamının 26. yıldönümü

0
871

Sivas katliamının 26. yıldönümü

Eğitim-Sen Ortaca Temsilcisi Galip Tüzün: “Sivas katliamı, Türkiye tarihine kara leke olarak geçti”Eğitim-Sen Ortaca Temsilciliği tarafından, Sivas katliamının 26. yıldönümünde Ortaca’da anma etkinliği düzenlendi.

 

Eğitim-Sen Ortaca Temsilcisi Galip Tüzün tarafından basın açıklaması okundu. Ortaca Atatürk anıtı önünde toplanan vatandaşlar ellerinde dövizlerle sloganlar attılar.

Eğitim-Sen Ortaca Temsilcisi Galip Tüzün, ”Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen Sivas katliamının üzerinden 26 yıl geçti. 2 Temmuz 1993’de Sivas Madımak otelinin ateşe verilmesiyle başlayan katliam ateşi, 26 yıldır yüreklerimizi yakmayı sürdürüyor. 26 yıl önce Sivas’ta 35 insanımızı yakanlar, bugün katilleri affediyor. Aynı karanlık bugün çocuklarımızın zihinlerini kuşatmaya çalışıyor, kadınlara, emekçilere, halklara ve sanata saldırıyor. Unutmuyoruz, affetmiyoruz, susmuyoruz, mücadele ediyoruz, karanlığın üzerine yürüyoruz” dedi.

 

Sivas katliamının aydınlığa, laikliğe, kamuculuğa, bilimsel eğitime bir saldırı olarak gerçekleştiğini ifade eden Eğitim-Sen Ortaca Temsilcisi Galip Tüzün’ün açıklamasında şunları söyledi.

 

-“BAKIŞ AÇIMIZI NET OLARAK DİLE GETİRİYORUZ”

 

“Bu güne kadar Sivas katliamını gerçekleştirenler ile bu katliamı engellemek için kılını kıpırdatmayanlardan hesap sorulmadığı gibi, emekçileri birbirine düşürmeyi hedefleyen piyasacı gerici-ırkçı saldırılar artarak devam etmiştir. 2 Temmuz 1993’te aydınların diri diri yakılmasına neden olanları korumaya çalışanlar, yaşanan acıları unutturmaya ya da gerçek katilleri yalan haberlerle aklamaya çalışmaktadır. Sivas katliamı 1950’lerden başlayarak palazlanan, 12 Eylül faşizmiyle önü açılan gericiliğin eseridir. İktidarın temeli 12 Eylül askeri darbesiyle, kuruluşu da 2 Temmuz Sivas Katliamıdır. Sivas katliamında aydınlarımızı yakanları savunan avukatlar iktidarın en önemli kadroları arasındadır. Bu kişiler milletvekilliği ve bakanlık yapmışlardır. Bu ülkede dönemin Başbakanı Sivas Davasında zaman aşımı sonrası yaptığı açıklamada, “Ülkemiz için hayırlı olsun” diyerek katliama bakışını net olarak göstermiştir. Bugün bizlerde bakış açımızı net olarak dile getiriyoruz. Gericiliğin ve çağdışı zihniyetin geldiği gibi gideceğini söylüyoruz. Gericilik dört koldan saldırıyor ama başaramıyor . Bu topraklarda direnenler var. Sivas’ın hesabını sormaktan vazgeçmeyenler var. Gericiliğin, piyasacı sermaye iktidarının karşısına dikilenler var. Emekçiler, Kadınlar, Gençler,  haklarını savunan Aleviler, Kürtler, Aydınlar ve Sanatçılar var. Biz biliyoruz ki direnenler kazanacak. Sivas katliamı öncesi ve sonrasında yaşanan olaylar katliamın devlete rağmen değil, devlet içindeki karanlık odakların gözetiminde gerçekleştirilmiştir. Sivas’ta harekete geçen gerici faşist güçlerin güvencesi sermaye devletiydi . 2 Temmuz 1993’te kitleyi yönlendiren provakatörler gücünü sermaye devletinden alıyorlardı. Sivas katliamı, kirli operasyonlar, kitlesel katliamlar provakasyonarın işçi ve emekçilerin birleşik mücadelesinin önünü kesmek için yapılmıştır. Sivas ve diğer bütün katliamların hesabının sorulmasının tek yolu ise birleşik ve kitlesel bir temelde devrimci mücadeleyi yükseltmekten geçmektedir”

 

-“MADIMAK UTANÇ MÜZESİ OLMALIDIR”

 

“Kurumların gerçek seküler laik yapıya kavuşturulması gerekir. Bütün dinsel ve mezhepsel etnik oluşumlara eşit mesafede durulması sağlanmadıkça halkları birbirine karşı kışkırtma girişimlerinin önüne geçmek mümkün olmayacaktır. Sivas katliamı başta olmak üzere Türkiye tarihinde bütün provakatif eylemler, tertipler, cinayetler aydınlığa kavuşturulmalı. 12 Eylül askeri darbesi başta olmak üzere bütün darbeler, plan ve girişimlerin hesabı sorulmalıdır ve sorulacaktır. Bizzat siyasi iktidar eliyle yaratılan her türlü inanç ayrıcalıkları, inançlar üzerindeki baskı ve ayrımcı uygulamalara son verilmeli, Alevi yurttaşlar başta olmak üzere farklı inanç guruplarının talepleri karşılanmalıdır. Madımak utanç müzesi olmalıdır . Laik Cumhuriyetten yana, kamuculuktan, aydınlanmadan, sınıfsal eşitlikten, demokratik düşünceden, barış ve kardeşlikten yana olan herkes, demokratik kitle örgütleri olarak bir kez daha katliamı lanetliyor ve unutturmayacağımızı haykırıyoruz. Sivas katliamında yaşamını yitiren canlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor, onların savunduğu değerleri ve mücadelelerini kendi mücadele alanlarımızda yaşatacağımıza söz veriyoruz”

 

 

-2 Temmuz 1993

Sivas’a giden aydın ve sanatçıların konakladığı Madımak Oteli, kalabalık bir grup saldırgan tarafından ateşe verildi. 35 kişi herkesin gözleri önünde diri diri yakıldı. Katliamla ilgili dava, 13 Mart 2012 tarihinde zaman aşımından düşürüldü.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.