Eğitim İş Sendikası’ndan Üyelerine Kahvaltı

0
322
Eğitim İş Sendikası’ndan Üyelerine Kahvaltı

Eğitim İş Sendikası’ndan Üyelerine Kahvaltı

 

Eğitim İş Sendikası (Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası)  Dalaman İlçe Temsilciliği Dalaman Şehit Dalaman Belediyesi Mehmetçik Parkı’nda üyelerine kahvaltı verdi.

 

24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla 23 Kasım Cumartesi Günü Eğitim İş Sendikası Dalaman İlçe Temsilciliği üyelerine Dalaman Belediyesi Şehit Mehmetçik Parkı’nda  kahvaltı verdi.Düzenlenen kahvaltı etkinliğine Dalaman Belediye Başkanı Muhammet Şaşmaz’da katıldı.Eğitim İş Sendikası Dalaman İlçe Temsilciliği’ne üye öğretmenler bir araya gelerek hem kahvaltı yaptı hem sohbet etti.Ayrıca kahvaltıdan sonra Eğitim İş Dalaman İlçe Temsilcisi Hasbi Genç bir konuşma yaptı.Konuşmada Hasbi Genç “Siz rüzgara karşı yürüyenler, zulmün önünde eğilmeyenler, mevki makam için yamulmayan, yalandan, dolandan, talandan uzak duran, ATATÜRK’ÜN ÖĞRETMENLERİ, Eğitim – İş’ in derneği üyeleri, hoş geldiniz

Sayın Belediye başkanım, Cumhuriyet halk partisinin değerli üyeleri, eğitim-iş’ değerli dostları, sizlerde hoş geldiniz.

Millet Mektepleri’nin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Bugün tüm öğretmenlerimizin hizmetlerine karşılık, unutulmadıklarını gösteren bir gün olması dileklerimle, gününüzü kutluyoruz.

Öğretmen Her işi bilen, her işi yapan, bilgi deposu ve ayaklı kütüphane olmak yerine; bilgi kaynaklarını öğreten yönlendiren, değerlendirme alışkanlığı kazandıran bir kişidir, Asla ve Asla, Yan gelip yatan değildir.

12 yıllık iktidarı döneminde kamu hizmetlerinde, özellikle eğitim alanında piyasa merkezli bir “işletmecilik” anlayışı yerleştirilmeye çalışan AKP hükümeti, kamusal eğitim alanını daha da daraltırken, özel öğretimin doğrudan desteklenmesi doğrultusunda ciddi adımlar atmaktadır. Kamusal eğitime ayrılması gereken kaynaklar, dershanelerin dönüşümü bahanesiyle özel öğretime aktarılmış, özel okulların eğitim içindeki payının arttırılması için sayısız teşvik ve destek getirilmiştir. İktidarın eğitim politikasının merkezinde halk değil, piyasa güçleri bulunmaktadır.

Eğitimi devletin sırtında bir yük olarak gören AKP hükümeti, eğitim kurumlarını birer ‘ticarethaneye’, okul müdürlerini ‘tüccara’, öğrenci velilerini ise ‘müşteri’ durumuna düşürmektedir.

2015 yılı için, öngörülen milli eğitim bütçesi ile okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yüksek öğretimde okullaşma oranını yukarı çekmek olanaksızdır. Okul yetersizliği ve derslik açığının yanında, acil çözüm bekleyen en önemli sorunun, öğretmen açıklarıdır. Ancak MEB, öğretmen açığını mevsimlik işçi istihdamına benzer bir anlayış üzerinden kadrosuz öğretmenlerle kapatma yoluna giderek, kalıcı çözümlerin uzağında kalmakta, eğitimde ve eğitim kadrolarındaki sürekliliği sekteye uğratmaktadır.

Sürecin siyasi bir dava olduğunun bir diğer kanıtı ise Türkiye’nin 2011’den bu yana gericilikte aldığı yolda aranmalıdır. Üniversitelerde türban serbestliği söz konusuyken. Türbanın kamuya, orta öğrenime ve yargıya girmeyeceği garantisi iktidar tarafından veriliyordu. Önce kamuda, sonra orta ve ilköğretimde, şimdi ise yargıda serbestlik tanındı. Gericiliğin bir durağı olmadığını fark ediyoruz. Özel okulları kazanamayan lise çağındaki çocukların imam hatiplere yazdırılması, yaşamın her noktasına dini gerekçelerle müdahele edilmesi, kadınların geçen yüzyılda elde ettikleri sınırlı kazanımların bile çok görülmesi bu gericilik dalgasının yansımaları olarak alınmalıdır

Yıllardır tıpkı bir şirket gibi yönettiği Milli Eğitimi “ticari işletme” haline getirmek için uğraşan, Bakanlık kadrolarını kendi ideolojik hedefleri doğrultusunda defalarca değiştiren MEB, karşısında engel olarak gördüğü bütün eğitim yöneticilerini tek tek tespit ederek ayıklamıştır. Eğitim yöneticilerinin belirlenmesinde kariyer ve liyakat değil, siyasi referans ve sendikal aidiyetler doğrudan belirleyici hale gelmiştir.

Bugün ise daha bir yıl önce “okul müdürlüğü asıl bir görev değil, ikinci görevdir” diyen MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, Başbakan Davutoğlu’nun atamalarda kayırmacılık olmaması ve ehliyet ve liyakatın esas alınması gerektiği yönündeki açıklamalarının ardından çark etmiştir.  Tekin iş işten geçtikten sonra yöneticilerin genel idare hizmetleri sınıfından değerlendirilmesi için çalışma yapacaklarını, yani yöneticiliğin ikinci görev kapsamından, asıl görev kapsamına alınacağını ve bunun da sınavla yapılacağını belirtmektedir. Eğer Tekin, bu açıklamalarında samimi ise mülakatın tamamen kaldırılarak, mağdur edilenlere de bu hakkın geriye dönük verilmesi gerekmektedir.

AKP ve yandaşlarının son dönemde giderek artan Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı çirkin boyutlara ulaşmıştır. Bunun son örneklerini, Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 76. yılında yaşamış bulunmaktayız.

Anayasa ve yasa gereği, öğrencilere Atatürk’ü ve Cumhuriyet’i öğretme sorumluluğu bulunan Milli Eğitim Bakanlığı bugün adeta cumhuriyet ve Atatürk’e saldırının merkezi haline gelmiştir. Daha önce Milli Eğitim Teşkilatını düzenleyen mevzuattan Atatürk’ü tamamen silen, ulusal bayramların kutlanmasına yasak getiren, ders kitaplarından Atatürk İlke ve İnkılaplarına uygunluk koşulunu kaldıran MEB, Atatürk’ün ebediyete intikalinin 76. Yıldönümünde sitesinde anma yazısına yer vermemiştir. Adında “milli” ibaresi bulunan bir bakanlığın hele hele Atatürk’ün en çok önem verdiği bir bakanlığın, Atatürk’ü yok saymasını şiddetle kınıyoruz.

10 Kasım 2014 Günü Karaman Merkez İsmet İnönü İlkokulunda; Atatürk’ün Anma programı daha önce hazırlanmış olmasına rağmen, o sırada ilkokulda teftiş yapan Maarif Müfettişi Nevzat  ZENGİN tarafından yapılması gereken program engellenmiştir. Anma programının okul bahçesinde Atatürk Büstü önünde toplu halde değil, sınıflarda yapılması talimatı verilmiş, bunun üzerine okul bahçesindeki Atatürk Büstü önünde Atatürk’ü Anma programı yapılmamıştır.

AKP, arkasındaki güçler ve şakşakçıları, Atatürk’ün ulusun kalbindeki yerini asla yok edemeyeceklerdir. Atmış binin üstünde Atatürk ve onun devrimlerine sadık öğretmenin ve eğitim çalışanlarının can verdiği, her geçen gün katlanarak büyüyen Eğitim-İş’in, Atatürk’ün manevi şahsiyetiyle ilgili olarak gösterdiği özel hassasiyet, siyasi iktidarın ve yandaşlarının yoğun baskı ve yıldırma çalışmaları Eğitim – İş ve eğitim işe gönül veren siz değerli öğretmenleri yıldıramayacaktır.

Tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Gününüzü kutlar yaşamınız  boyunca başarı, sağlık ve mutluluklar dilerim” dedi.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.