Deve güreşleri Alman RTL televizyonunda…

0
446

Deve güreşleri Alman RTL televizyonunda…

Almanya’nın ünlü televizyon kanalı RTL, özellikle Ege bölgesinde yaygın olarak yapılan deve güreşlerini haberleştirdi.

RTL Televizyonu, Aydın’da yapılan hem güreşleri haber yaptı, hem de önümüzdeki günlerde yayınlayacağı program için, deve sahiplerinden, izleyicilerden hayvan hakları savunucusu HAYDOS Başkanı Türkan Dağdelen’in görüşlerini aldı.

Hayvan Dostları Derneği (HAYDOS) başkanı Türkan Dağdelen, Deve güreşlerinin spor olmadığını, develerin güreştirilmediğini, dövüştürüldüğünü söyledi.

-RTL Televizyonu: “Neden deve güreşlerinin bu kadar, kötü ve vahşi buluyorsunuz?”

-HAYDOS Başkanı Türkan Dağdelen: “Güreş sporu; insanlar tarafından yapılır ve güreşmek, güreşen insanların kendi iradesine bağlıdır. Develeri güreştirebilmek içinse; Dişi deve erkek develere gösterildikten sonra alandan çıkarılır ve güreş başlatılır. Sırtı yere gelen, kaçan ya da yere düştükten sonra güreşe devam etmeyen deve yenik sayılır ve güreş sona erer. İnsanlar güreştiğinde ödülü güreşçiler alırken, develer güreştiğinde ödülü bakıcısı alır. Aslında bu yapılan güreş değil, dövüştür ve ortada bir spor da yoktur. Ortada spor yapmak için kalori harcayan insanlar yoktur. Ağzı sinirden köpüren, psikolojisi bozulmuş, saldırganlığa zorlanmış develer vardır”

-RTL Televizyonu: “Deve sahipleri develere kötü davranmada ne kadar ileri gidiyordur?”

-HAYDOS Başkanı Türkan Dağdelen: “Güreşten çekilmeye veya kalkmaya çalışan deveye etraftaki kişiler ellerinde bulunan sopa veya halatlarla ya da el hareketleri ile korkutarak güreşmeye zorlarlar. Güreş esnasında develerin ağızları sinir ve stresten sürekli köpürür. Deve dövüşleri develerin kızgınlık zamanlarında düzenlenir. Etrafta yankılanan insan sesleri, çığlıklar, alkışlar, anonslar arasında gösterilen dişi deve için rakip diğer erkek deveyle dövüşen deve, sonucunda dişi deveyi elde etmiş olmaz. Bu insanların ona oynadığı bir oyundur. Develerin yarışlara kadar kızdırılması, ortalama 20-30 bin kişinin olduğu, davulların, zurnaların çalındığı, anonsların yapıldığı yarış mekanlarında korkup kaçmasın diye kalabalığa alıştırılması gerekir. Geçtiğimiz aylarda sahibi tarafından dövüştürülmek üzere getirilen devenin, getirildiği açık kasa üzerinde sahibi tarafından dövüldüğü kameralara yansıdı. Daha öncesinde sahibini duvara yapıştırarak ölümüne sebep olan bir devenin haberini okuduk. Bu develer saldırgan olmaları için sürekli kötü muamele görüyorlar”

-RTL Televizyonu: “Onları aç bırakmayı, alkol vermeyi, dövmeyi neden yapıyorlar dersiniz?”

-HAYDOS Başkanı Türkan Dağdelen: “Saldırgan olmaları için, zamanı geldiğinde komutlarına uyması için. Çok iri cüsseli bir hayvandan bahsediyoruz. Bir devenin yanında çok güçsüz kalan insanoğlu, tüm hayvanlara yaptığı gibi onları kontrol altında tutabilmek için psikolojik ve fiziksel şiddet uyguluyor”

-RTL Televizyonu: “Deve sahipleri ve bu deve dövüşleri hayranları bunun  binlerce yıldır geleneksel olduğunu ve develerin bir birlerini acıtmadıklarını söylüyorlar. Ne dersiniz?”

-HAYDOS Başkanı Türkan Dağdelen: “Geçmişte sokaklarda ayı oynatılırdı. Ayıların oynuyor olmasının altındaki fiziksel ve psikolojik şiddeti kimse fark etmezdi. Yıllar içinde insanlar gerçekleri fark etti ve bu işkence yasaklandı. Günümüzde deve dövüşü gerçeğini kimse idrak etmek istemiyor. Oysaki bu gerçekleri görmenin zamanı geldi de geçti bile. Geleneksel olan her şey doğru ya da etik değildir. Yanlış geleneklerden bazen vazgeçilmesi gerekir. Soyunu devam ettirme içgüdüsünün kullanıldığı erkek deve yaşlandıysa, güreşten kaçarsa sonu sucuğa çevrileceği mezbahalar olur. ‘Pehlivan deve’ olsa da sonu mutlaka sucuk olmaktır. Deve sucuğunun en önemli satış yeri ise yine deve dövüş organizasyonlarıdır. Dövüşlerin düzenlendiği alanların çevresinde kurulan stantlarda sucuk satışı yapılır. Hatta bazı satıcılar, sattıkları sucuğun hangi devenin etiyle yapıldığına ilişkin fotoğraflar asar. Yani ‘’dövüş yasaklanırsa sonları sucuk olmak!’’ çığırtkanlığı yapan kitle zaten bu organizasyonlarda deve sucuğu reklamı yapıp, insanları deve etine özendirmektedir. Hızlı yoldan değil yavaş yavaş cesET’e dönüştürmektedir. Her tepkide, develerini çok sevdiklerini iddia etmekte fakat çok sevdikleri develerini onlarla işleri bittiğinde cesEt’e çevirmekten çekinmemektedirler. Çünkü onlar için develer birer birey değil, rant elde ettikleri et parçalarıdır.

 

-RTL Televizyonu: “Bütün bunların develeri dövüştürmek için bir neden olduğunu düşünüyor musunuz?”

 

-HAYDOS Başkanı Türkan Dağdelen: “Develerin, fiziksel bedensel ve ruhsal dengelerinin bozulmasına neden olan güreş adı altındaki işkence ve vahşet yasaklanmalıdır. İşkenceden, ağrıdan, sızıdan, zulümden gelen kahkaha acımasızdır. Sırf insanlar kendilerine bir panayır ortamı yaratmak istiyor diye dövüştürülüyor bu hayvanlar. Develeri dövüştürmenin başka nedeni yok. İlkel bir eğlence anlayışı”

 

-RTL Televizyonu: “Türkiye de hayvanları koruyan bir yasa var mı?”

 

-HAYDOS Başkanı Türkan Dağdelen: “5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na göre; Hayvan dövüştürmek yasaktır. Eğer dövüştürdüğünüz hayvan horoz ya da köpekse, emniyet güçleri tarafından müdahale edilir. Oysaki konu deve dövüştürmeye gelince; folklorik amaç sayılır ve meşrulaştırılır. (HAYVANLARI KORUMA KANUNU Madde 11- Hayvanlar, doğal kapasitesini veya gücünü aşacak şekilde veya yaralanmasına, gereksiz acı çekmesine, kötü alışkanlıklara özendirilmesine neden olacak yöntemlerle eğitilemez. Hayvanları başka bir canlı hayvanla dövüştürmek yasaktır. Folklorik amaca yönelik, şiddet içermeyen geleneksel gösteriler, Bakanlığın uygun görüşü alınarak il hayvanları koruma kurullarından izin alınmak suretiyle düzenlenebilir.) Üstelik ‘’Deve Dövüşü’’ organizasyonlarına belediyeler de katılıp bu vahşi geleneksel anlayışa festival adı vererek bir şölene dönüştürürler”

(Haber ve Fotoğraflar: Ömer Kundakçı/Mehmet Bozkır)

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.