Koylar ihaleye açılıyor, eylemler başladı

0
44
Koylar ihaleye açılıyor, eylemler başladı

Koylar ihaleye açılıyor, eylemler başladı

 

Dalaman ve Göcek Koyları, Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından ‘C tipi mesire yeri’ ilan edilerek ihaleye açılıyor. Orman Genel Müdürlüğü Dalaman Orman İşletme Şefliği’nin, Göbün, Akbük, Taşkaya (Bedri Rahmi) ve Küçük Sarsala koylarının  ‘C tipi mesire yeri’ olarak ihale edilmesini vatandaşlar protesto etti.

 

Cumhuriyet meydanında toplanan vatandaşlar “betona hayır”, “ekmeğimizle oynamayın”, “koylar halkındır halkın kalacak” yazılı dövizler taşıdı.

 

-Tarih, Doğa ve Deniz iç içe

Orman Genel Müdürlüğü Dalaman Orman İşletme Şefliği’nin ihalesi, Göcek Koyları diye bilinen Göbün, Akbük, Taşkaya ve Küçük Sarsala koylarında toplam 5.5 hektarlık ormanlık alanı kapsıyor. İhaleyle, koylar 29 yıllığına kiralanacak. Kiraya çıkarılan koylardan Akbük için 110 bin lira, Taşyaka (Bedri Rahmi) için 90 bin lira, Göbün için 120 bin lira ve Küçük Sarsala için 80 bin lira değer biçildi.

Genellikle mavi yolculuk yapan ve günübirlik teknelerle ulaşılarak gezilebilen Kapıdağ yarımadasındaki Sarsala, Büngüş, Sıralıbük, Kurşunlu, Kleopatra hamamı ve Taşyaka (Bedri Rahmi) koyları ve gizli kalmış irili ufaklı koyları yaz boyunca da mavi yolculuk yapan yerli ve yabancı teknelere ev sahipliği yapıyor. Bölge yürüyüş tutkunlarının vazgeçilmez parkurları arasında da yerini alıyor.

10403520_10152690152662019_4787366258698770384_n1506484_10152690153862019_7060731453968342265_n

Muğla’da kıyıların özelleştirilmesinin gündeme gelmesiyle change.org’da bir imza kampanyası başlatıldı.

Kampanyada, “Bu güzel doğayla iç içe ve hiçbir yapı yapılmadan kullanılan bu yerlerin holdinglere satılmasını istemiyoruz. Holdinglere gitmesi halinde doğanın bozulup yerini beton yapılar alacağını biliyoruz. İhaleler ile 29 yıl boyunca kiralanması; halkımızın, yerlimizin, orada doğan insanların bu güzelliklerden faydalanamaması anlamına geliyor. Doğal güzelliklerin, yeşil bitki örtüsünün bozulmamasını, orada bulunan kır lokantalarının yıkılmamasını yerli halkın kazandığı ekmek parasını kaybetmesini istemiyoruz” deniliyor.

-Erdoğan meclis gündemine taşıdı

MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan Dalaman’da koyların ve mesire alanlarının özelleştirilmesini TBMM gündemine taşıdı.

Başbakan Davutoğlu’nun cevaplaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesi ile konuyu gündeme taşıyan Erdoğan, ihalelerin kamu yararı gözetilmeden yapıldığının altını çizdi. Erdoğan’ın soru önergesinde şu ifadelere yer verdi:

-“Büyükşehir Belediye Kanunun Sonucu”

“12.11.2014 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilip, 6.12.2012 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6360 Sayılı Kanun ile birlikte Büyükşehir Belediye Kanununda köklü değişikliklere gidilmiştir. Muğla ilimiz de bu kanun kapsamında Büyükşehir statüsü kazanmış illerden birisidir.

Bu değişiklikler ile birlikte, daha önce Özel İdare aracılığıyla kiraya verilen, Dalaman ilçe sınırları içerisinde kalan Akbük C Tipi Mesire Yeri, Taşyaka C Tipi Mesire Yeri, Göbün C Tipi Mesire Yeri, Küçük Sarsala C Tipi Mesire Yeri ve Hamam Koyu Orman Genel Müdürlüğüne devredilmiştir.  Söz konusu koyların 29 yıllığına kiraya verilmesi hususunda Orman Genel Müdürlüğü’nün yaptığı hazırlıkların kamuoyuna yansımasıyla yerli halkta büyük bir huzursuzluk baş göstermiştir. Bölgedeki esnafın ve vatandaşların bu koylardan ve mesire alanlarından faydalanmasını engelleyecek ve sosyal ve ekonomik mağduriyetlere sebep olacak olan bu kiralama sürecine bir an önce son verilmesi gerekmektedir.”

-Anayasa ve Kıyı Kanununa Aykırı Bir Durum Söz Konusu

Diğer yandan bu durum Anayasamızın 43’ncü maddesinde yer alan “Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.” ifadesinin de açıkça gösterdiği üzere kamu yararı gözetilmeden gerçekleştirilen bu özelleştirmelerin anayasaya aykırılığı durumu da söz konusudur.

Ayrıca 3621 numaralı Kıyı Kanununda yer alan: “Kıyıda ve sahil şeridinde planlama ve uygulama yapılabilmesi için kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur. Kıyı kenar çizgisinin tespit edilmediği bölgelerde talep vukuunda, talep tarihini takip eden üç ay içinde kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur. Sahil şeritlerinde yapılacak yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir.” ifadeleri de göz önünde bulundurulmak zorundadır.”

-Erdoğan, Başbakan Davutoğlu’nun cevaplaması istemiyle şu soruları yöneltti:

Akbük C Tipi Mesire Yeri, Taşyaka C Tipi Mesire Yeri, Göbün C Tipi Mesire Yeri, Küçük Sarsala C Tipi Mesire Yeri ve Hamam Koyu’nun Anayasamıza aykırı bir şekilde ihale yoluyla kiralanması sürecinin durdurulması söz konusu mudur?

Söz konusu koyların, Orman Genel Müdürlüğü eliyle,  büyük şirketler tarafından kiralanması halinde sosyal ve ekonomik mağduriyetler yaşayacak olan yöre halkının haklı itirazlarını yetkililerin görmezden gelmesinin nedeni nedir?

Akbük C Tipi Mesire Yeri, Taşyaka C Tipi Mesire Yeri, Göbün C Tipi Mesire Yeri, Küçük Sarsala C Tipi Mesire Yeri ve Hamam Koyu hangi büyük şirketlere neyin karşılığında kiraya verilecektir?

Ülkemizin incisi bu güzel koylar özel işletmelere kiraya verildiğinde vatandaşlarımız buralardan nasıl istifade edecektir? Kamu yararı nasıl sağlanacaktır?

-Tarihi eserler zarar görecek

İhalenin iptali için Dalaman Cumhuriyet meydanında eylem yapılarak basın açıklamasında bulunuldu. Grup adına açıklama yapan Süreyya Berberoğlu, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Göbün, Akbük, Taşkaya (Bedri Rahmi) ve Küçük Sarsala koylarını 29 yıllığına ihaleye çıkardığını söyledi.

Yapılacak olan ihalenin birçok soru ve sorunu beraberinde getireceğini iddia eden Berberoğlu, “Turizm sezonu ancak 4-5 ay süren elektriği suyu ve yolu olmayan ulaşımın sadece deniz yoluyla yapıldığı ve c tipi mesire yeri işletmek ne kadar kazançlıdır? İhale açılış rakamları göz önüne alındığında turizm sezonu boyunca kaba bir hesapla her bir koy için günlük bin lira kira ödenecektir. Bu maliyeti kim yüklenecektir? Nasıl karşılanacaktır?” diye konuştu.

Berberoğlu, buraların özelleşmesiyle birçok zeytin ağacının kesileceğini, belki de Likya Medeniyetine ait tarihi eserlerin zarar göreceğini iddia etti.

-İhaleye 70’den fazla iştirakçi var

İhalede iskelelerden bahsedilmemesinin, yeni kiracıların koyları betonlaşmaya veya şahsi kullanıma açabileceğini düşündürdüğünü ifade eden Berberoğlu şunları kaydetti:

“Geçimini bu koyların işletmesiyle kazanan 50’den fazla ailenin geleceği ise bir başka muamma. İhale dosyasının ilan edildiği gün 70’ten fazla dosya alındı. Bu dosyaların arasında İstanbul, Anakara İzmir başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli illerinden çok büyük şirketler ve holdingler bulunduğunu öğrendik. Bu durum sadece Türklerin değil dünya denizcilerinin dostluğunu kazanmış koy işletmecilerinin artık bölgede yerlerinin olmadığını düşündürüyor. Dünyanın sayılı yatçılık merkezlerinden biri olan Dalaman, Göcek koylarının mola noktalarından, kır lokantalarına dönüşmesi şüphesiz ülke turizmini baltalayacaktır. Bu da uluslararası yatçılığın ülkemiz yerine Yunan adalarına kayması demektir. Konunun tekrar incelenmesi için gereğinin yapılamasını kamuoyuna arz ederiz.”

-Sırada Kille ve diğer koylar var

Koylardan yaklaşık 100 vatandaşın ekmek yediğini, bu ihalenin önüne geçilmesi gerektiğini belirten Dalaman Belediye Başkanı Muhammet Şaşmaz ise şunları söyledi.

“Bugüne kadar İl Özel İdare bünyesindeyken buralar vatandaşımıza veriliyordu. Ne oldu da orman tarafından işletilen alan mesire alanına dönüştürülüyor? Oysa mesire yeri üzerinde işletme olmayan alanlarda yapılmalıdır. Bu bir başlangıçtır. Arkasından Kille ve diğer koylar da gelecektir. Bu ihalenin iptal edilmesini istiyoruz.”

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.