0
400

Dalaman çayı S.O.S. veriyor

denizlihaber.com haber sitesi köşe yazarı Yaşar Tok, Dalaman çayının kirliliğine ve acilen müdahale edilmesine dikkat çekerek Denizli Valisine çağrıda bulundu.

Üzerinde biri Türkiye’nin 6. Ege bölgesinin en büyük barajı olan Akköprü barajı, 5 HES, onlarca balık çiftliği, Dalaman Ovası sulama projesi ve Türkiye’nin en önemli rafting parkurunun bulunduğu Dalaman çayındaki kirlilik Muğla’yı da ilgilendiriyor.
Muğla Valili’nin de duyarlı davranacağını düşünerek, Yaşar Tok’un denizlihaber.com sitesindeki köşesinde kaleme aldığı mektubunu sizlerle paylaşıyoruz.

VALİYE AÇIK MEKTUP
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFLARI – Dalaman çayının imdat çığlığı!

Ne söyleyelim, nasıl anlatalım, neler yazalım?
Bu çığlığa kim kulak kabartacak?
Kimin dikkatini nasıl çekeceğiz?
Bir yıldır her fırsatta yolculuğa çıkıyor, görüyor, gördüğümüzü yazıyoruz.
Ama nafile!
Ne bir ses, ne de bir ünlem!
Hiç kimse üstüne alınmıyor, kendinden bilmiyor.
Şu fotoğraflara bakıp içi sızlamayan bir var mı?
Artık üstüne ne yazılabilir ki?

*
Doğrudan seslenmekten başka çare yok.
Ve artık öyle daire müdürü, bakanlık temsilcisi, bilmem ne bürokratının da umurunda olmadığı anlaşılıyor.
Doğrudan il mülki amirliğine, Denizli Valiliğine seslenmekten başka çıkar yol görünmüyor.
Vali Bey’e çevresindeki hiçbir müdürün vermeyeceği bilgileri özetleyelim.

*
Sayın Vali, bu kente yeni geldiniz.
Daha bir yıl önce Dalaman çayında neler yaşandığını bilmiyorsunuz. Eğer bir yardımcınız yahut ilgili müdürlerin biri karşınıza geçip bilgi geçmediyse bilmeniz mümkün değil.
O nedenle,
Denizli’de Dalaman çayı probleminin son bir yılın güncel sorunlarından biri olduğu bilgisini verelim.
Daha 13 ay önce, halk orada Acıpayam ovasını kesip geçen 30 km’lik bir atıklar deresinin kadrine uğradı. Adı Kurudere!
Kurudere’nin Dalaman çayına saldığı yerleşim ve işletme atıklarıyla ölen balıklara ağıt yaktı.
Bu nedenledir, bir yıldır Batı Anadolu’nun en önemli akarsularından birinin bu bölgesinde balık falan kalmadı. Sadece balık değil, su üzerinde canlı kalmadı.
Civarında yaşayan hiçbir hayvan buradan sulanmıyor.
İnsanlar tarımsal sulamadan çoktan vaz geçti.

*
Biz bu durumu nehir üzerinde yaptığımız ve yaklaşık altı ayı bulan gezilerle gözlem yazıların dönüştürdük.
Yeri geldi yerel halkla konuştuk, yeri geldi bilim insanları ile ölçümler yapıp kamuoyuna açıkladık, yeri geldi çadır kurup nöbet bekledik.
O zamanın balık ölümleri karşısında dönemin valisi bakıyoruz, yapıyoruz falan dedi, komisyon kurdular, araştırdılar… sonra komisyon raporu var mı yok mu bilmiyoruz, açıklanmadı. Çevre İl Müdürü röportaj vermek istedi, bizzat valinin emriyle engellendi. Sonrasında her yer kapı-duvar oldu.

*
Daha geri bir tarihe gidelim. Yanlış hatırlamıyorsam 2013-14 yıllarında aynı dere üzerindeki işletmelere kirletici kanal çıkışı nedeniyle ceza bile verildi. Şimdi o ceza alan işletme kayyım tarafından yönetiliyor. Atık sular konusundaki tasarrufunu, devlet desteğini de arkasına alarak biraz sorumsuz, keyfi biçimde mi kullanıyor?

*
Bir diğeri derenin kirli de olsa 20 km. boyunca taşıdığı kurutma kanalı bağlantı sularını kendi rezervine dönüştürmüş durumda. Çevirmiş, yanına da altı pompalık bir istasyon kurmuş, keyfince kullanıyor. Bu caiz midir diye sorasım geliyor. Hayır Allah katından geçtim, kul hakkı için caiz midir?
Öbürü yerleşim atıklarını salıyor, beriki arıtmasını çalıştırıyor mu, ne kadar çalıştırıyor, suyun hepsini mi arıtmaya veriyor, yoksa görünmez bir kanal başka bir tahliye işlemi mi yapıyor, kimse bu soruları yanıtlamıyor.
Hiç olmazsa size yanıt verme zorunluğu duyarlar. Bir sorsanız diyorum.
Size, çok iyi bildiğiniz gibi “ama yönetmelik”, “ama protokol”, “ama hatır-gönül” gibi standart açıklamalar yapacaklar.
Bu “ama”ların arka planı nedir diye biraz derinleştirirseniz, kimin foyası varsa ortaya çıkacak. Bundan eminim. Yaparsanız, siz yaparsınız.

*
Dalaman Çayı kurtarılabilir akarsulardan.
Bunu hem bizim gibi sayısız gözlemci, hem de bilim insanları söylüyor.
Ne var ki bu şehrin pankartla kendini tanıtma düşkünü yöneticilerini aşan bir olay.
Daha ileri bir adım, “devlet ciddiyeti ve Anayasal koruma sorumluluğu” ile bir adım atmak gerekiyor.
Bunu sadece ve sadece şehrin mülki amiri olarak siz yapabilirsiniz.
Bu bir köşe yazısı VALİYE AÇIK MEKTUP
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFLARI – Dalaman çayının imdat çığlığı!

Ne söyleyelim, nasıl anlatalım, neler yazalım?
Bu çığlığa kim kulak kabartacak?
Kimin dikkatini nasıl çekeceğiz?
Bir yıldır her fırsatta yolculuğa çıkıyor, görüyor, gördüğümüzü yazıyoruz.
Ama nafile!
Ne bir ses, ne de bir ünlem!
Hiç kimse üstüne alınmıyor, kendinden bilmiyor.
Şu fotoğraflara bakıp içi sızlamayan bir var mı?
Artık üstüne ne yazılabilir ki?

*
Doğrudan seslenmekten başka çare yok.
Ve artık öyle daire müdürü, bakanlık temsilcisi, bilmem ne bürokratının da umurunda olmadığı anlaşılıyor.
Doğrudan il mülki amirliğine, Denizli Valiliğine seslenmekten başka çıkar yol görünmüyor.
Vali Bey’e çevresindeki hiçbir müdürün vermeyeceği bilgileri özetleyeli

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here