BORDERLINE (SINIRDA) KİŞİLİK BOZUKLUĞU

0
33
BORDERLINE (SINIRDA) KİŞİLİK BOZUKLUĞU

BORDERLINE (SINIRDA) KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Kişilik Bozuklukları içinde üzerinde en çok araştırma yapılmış olanlardan birisidir. Sınırda kişilik bozukluğu olanlar tedavi arayışına sık girerler. Izdırap ve üzüntülü olduklarında başkalarının da çok kötü, mutsuz hissetmesine sebep olurlar. Kendilerini de kötü, mutsuz ve acınacak halde hissederler. Kendini kesmek, kesici aletlerle bedenini yaralamak bu hastalığın en belirgin özelliğidir. Tabii bundan, kendini kesen herkes sınırda kişilik bozukluğu problemine sahiptir sonucunu çıkartmamak lazım çünkü ergenler bunu sıklıkla yapar. Fakat daha çok kadınlarda görülen bir sorundur. Hatta kadınlarda üç kat daha fazladır. Sınırda kişilik bozukluğunun ana özelliklerinde tipik olarak dört şey görürüz: 1- duygusal bozulmuşluk, 2- ya siyah ya beyaz denilen iki uçlu düşünce, 3-manipülatif yani sömürme eğiliminde olan davranışlar, 4-sınırları test etme

 

İntihar eğilimi fazla olan kişilerdir ve başkalarını sürekli kendilerini öldürmekle tehdit ederler. Dersiniz ki “hayır, hiçbir şey yapma. Hemen geliyorum. Konuşacağız bu konuda” size “tamam” derler, geldiğinizde ise gayet mutlu gözüküp “hey neaber? Nasıl gidiyor?” diyen bambaşka bir insanla karşılasırsınız. Ana özelliklerinden birisi duygusal bozulmuşluktur. Duyguları çok hızlı değişir. Kendilerini öldüreceklerini söyledikleri anda oldukça ciddidirler. Fakat yanına geleceğinizi söylediğinizde daha iyi hissederler. Eğer yanına giden olmazsa, intihar edebilirler bile. İntihar edeceğini söyleyen kişilerin yanına mutlaka gitmeliyiz fakat sınırda kişilik bozukluğu olan ve bunu sürekli tehdit unsuru haline getiren kişi için de “anlıyorum, acı çektiğini görüyorum. Kaygılanma” diyerek sınırlarımızı belirlemek gerekir. Oldukça dramatik ve fırtınalı bir kişiliğe sahip olan bu insanların ilişkileri de oldukça dramatik ve fırtınalıdır.

 

Gerçek veya hayal ettikleri bir terkedilme durumundan kaçınmak için kendini kaybetme derecesinde, çılgınca çaba harcarlar. Kişilerarası ilişkileri oldukça dengesiz ve uçlardadır. Bir kişiyi bazen son derece yüceltip idealize ederken ufacık bir olay sonrası, örneğin gülümsemedikleri ya da bir merhaba demedikleri için son derece küçültebilirler. Fırtınalı ilişkilerinin sebebi siyah/beyaz dedikleri iki uçlu düşünmeleridir. Hayatta ara renklerin olduğunu da kabul etmezler. Oldukça neşeli ve arkadaş canlısı birisi ile tanışırsınız ve der ki “hatılayabileceğim en iyi insansın, harikasın”. Bu oldukça memnuniyet vericidir. Sonra bir bakmışsınız ki diğer uca kaymış. Bu insanlarda çok yoğun, talepkar ilişkiler oluşturmak oldukça yaygındır. Diğer insanları tamamen iyi ya da tamamen kötü olarak algılarlar. İlişkilerindeki uygunsuz yoğunluk ilişkilerinin sürekli  üzüntü ve düşmanlıkla sonuçlanmasına sebep olur. Öfke ve düşmanlık bu insanların çoğunda daima var olan bir özelliktir.

 

Kimlik karmaşası yaşarlar. Sıklıkla aynı şeyleri söylerler. Kendilerini nasıl hissettiklerini söylerken aynı kelimeleri kullanırlar. Kimlik karmaşasının iki versiyonu vardır. Kendilerini ya içlerinde bir boşluktan başka bir şey olmadığı, ya da kötü birisi oldukları şeklinde tanımlarlar. Kendilerini kötü birisi olarak gördüklerinde oldukça aciz hissederler ki böylece bu şekilde ilginç bir kimlik karmaşaları vardır.

 

Kendine zarar verme potansiyeli olan, en az iki alanda dürtüsel davranışlar sergilerler. Bu kriter aynı zamanda iki uçlu duygu durum bozukluğunda da görüldüğü için sadece sınırda kişilik bozukluğunda görülmez. Orta derecede olması elbette sorun değil ama uçlara kayması halinde sorundur ki bu da günde bazen birden fazla günübirlik, riskli ve tehlikeli cinsel deneyim yaşarlar. Para harcamak güzeldir ama kredi kartının tüm limitini tek bir günde harcamak hoş değildir.  Dolayısı ile en az iki alanda kendilerine zarar veren dürtüsel davranışlar sergilerler (aşırı harcama yapmak, tehlikeli ve günübirlik cinsel birliktelikler, madde kötüye kullanımı, dikkatsiz araç kullanma, tıkanırcasına yemek yeme) Bir de tekrar tekrar vuku bulan intihar girişimlerini ciddiye almak gerekir. Ancak bu demek değil ki her teşebbüsünde kendisini günde 10 kez ziyaret etmelisiniz.

 

Duygulanımsal dengesizlikleri vardır. Duyguları çok hızlı değişir. Uygunsuz yoğun bir öfke hissederler.

 

Sınırları test etmeleri durumu ne anlama gelir? Bunu sıklıkla çocuklarda görürüz. Yetişkinlerde de kişisel sınırlar söz konusudur. Yetiştiğimiz kültürün içinde öğrendiğimiz ifade edilmeyen kurallardır. Sınırda kişilik bozukluğu olan kişiler ilk tanıştığı kişi ile tokalaşır, sonra hemen sarılır vs. Yani hem fiziksel hem kişisel sınırları hemen zorlarlar. Güçlü kişilerdir ve bu rahatsızlığın kendisi de oldukça güçlüdür.

 

Bir başkasının kendilerini düzelteceğini umarak ilişkiden ilişkiye koşarlar, bir başkasının kendilerini artık anlayıp olduğu gibi kabul edeceğini umarlar. Sezgileri oldukça kuvvetlidir.

Geçmişlerinde ise genellikle fiziksel, duygusal veya cinsel taciz yaşanmışlığı görürüz. Zaten onları sezgisel olarak güçlü yapan da budur. Dayak yemekten veya cinsel tacizden kaçınmak ve korunmak istedikleri için yeni bir ses duyduklarında veya şiddete maruz kaldıkları kişini ayak seslerine vs. son derece duyarlı olmaları onların sezgiselliğini son derece güçlendirir.

 

Her zaman söylediğim gibi, bu belirtileri okuyup kendi kendinize hemen teşhis koymayın. Gerektiğinde, yaşamınızı ve ilişkilerinizi kolaylaştırmak için mutlaka uzman olan bir terapist desteği alın.

 

 

 


Kişilik Bozuklukları içinde üzerinde en çok araştırma yapılmış olanlardan birisidir. Sınırda kişilik bozukluğu olanlar tedavi arayışına sık girerler. Izdırap ve üzüntülü olduklarında başkalarının da çok kötü, mutsuz hissetmesine sebep olurlar. Kendilerini de kötü, mutsuz ve acınacak halde hissederler. Kendini kesmek, kesici aletlerle bedenini yaralamak bu hastalığın en belirgin özelliğidir. Tabii bundan, kendini kesen herkes sınırda kişilik bozukluğu problemine sahiptir sonucunu çıkartmamak lazım çünkü ergenler bunu sıklıkla yapar. Fakat daha çok kadınlarda görülen bir sorundur. Hatta kadınlarda üç kat daha fazladır. Sınırda kişilik bozukluğunun ana özelliklerinde tipik olarak dört şey görürüz: 1- duygusal bozulmuşluk, 2- ya siyah ya beyaz denilen iki uçlu düşünce, 3-manipülatif yani sömürme eğiliminde olan davranışlar, 4-sınırları test etme

 

İntihar eğilimi fazla olan kişilerdir ve başkalarını sürekli kendilerini öldürmekle tehdit ederler. Dersiniz ki “hayır, hiçbir şey yapma. Hemen geliyorum. Konuşacağız bu konuda” size “tamam” derler, geldiğinizde ise gayet mutlu gözüküp “hey neaber? Nasıl gidiyor?” diyen bambaşka bir insanla karşılasırsınız. Ana özelliklerinden birisi duygusal bozulmuşluktur. Duyguları çok hızlı değişir. Kendilerini öldüreceklerini söyledikleri anda oldukça ciddidirler. Fakat yanına geleceğinizi söylediğinizde daha iyi hissederler. Eğer yanına giden olmazsa, intihar edebilirler bile. İntihar edeceğini söyleyen kişilerin yanına mutlaka gitmeliyiz fakat sınırda kişilik bozukluğu olan ve bunu sürekli tehdit unsuru haline getiren kişi için de “anlıyorum, acı çektiğini görüyorum. Kaygılanma” diyerek sınırlarımızı belirlemek gerekir. Oldukça dramatik ve fırtınalı bir kişiliğe sahip olan bu insanların ilişkileri de oldukça dramatik ve fırtınalıdır.

 

Gerçek veya hayal ettikleri bir terkedilme durumundan kaçınmak için kendini kaybetme derecesinde, çılgınca çaba harcarlar. Kişilerarası ilişkileri oldukça dengesiz ve uçlardadır. Bir kişiyi bazen son derece yüceltip idealize ederken ufacık bir olay sonrası, örneğin gülümsemedikleri ya da bir merhaba demedikleri için son derece küçültebilirler. Fırtınalı ilişkilerinin sebebi siyah/beyaz dedikleri iki uçlu düşünmeleridir. Hayatta ara renklerin olduğunu da kabul etmezler. Oldukça neşeli ve arkadaş canlısı birisi ile tanışırsınız ve der ki “hatılayabileceğim en iyi insansın, harikasın”. Bu oldukça memnuniyet vericidir. Sonra bir bakmışsınız ki diğer uca kaymış. Bu insanlarda çok yoğun, talepkar ilişkiler oluşturmak oldukça yaygındır. Diğer insanları tamamen iyi ya da tamamen kötü olarak algılarlar. İlişkilerindeki uygunsuz yoğunluk ilişkilerinin sürekli  üzüntü ve düşmanlıkla sonuçlanmasına sebep olur. Öfke ve düşmanlık bu insanların çoğunda daima var olan bir özelliktir.

 

Kimlik karmaşası yaşarlar. Sıklıkla aynı şeyleri söylerler. Kendilerini nasıl hissettiklerini söylerken aynı kelimeleri kullanırlar. Kimlik karmaşasının iki versiyonu vardır. Kendilerini ya içlerinde bir boşluktan başka bir şey olmadığı, ya da kötü birisi oldukları şeklinde tanımlarlar. Kendilerini kötü birisi olarak gördüklerinde oldukça aciz hissederler ki böylece bu şekilde ilginç bir kimlik karmaşaları vardır.

 

Kendine zarar verme potansiyeli olan, en az iki alanda dürtüsel davranışlar sergilerler. Bu kriter aynı zamanda iki uçlu duygu durum bozukluğunda da görüldüğü için sadece sınırda kişilik bozukluğunda görülmez. Orta derecede olması elbette sorun değil ama uçlara kayması halinde sorundur ki bu da günde bazen birden fazla günübirlik, riskli ve tehlikeli cinsel deneyim yaşarlar. Para harcamak güzeldir ama kredi kartının tüm limitini tek bir günde harcamak hoş değildir.  Dolayısı ile en az iki alanda kendilerine zarar veren dürtüsel davranışlar sergilerler (aşırı harcama yapmak, tehlikeli ve günübirlik cinsel birliktelikler, madde kötüye kullanımı, dikkatsiz araç kullanma, tıkanırcasına yemek yeme) Bir de tekrar tekrar vuku bulan intihar girişimlerini ciddiye almak gerekir. Ancak bu demek değil ki her teşebbüsünde kendisini günde 10 kez ziyaret etmelisiniz.

 

Duygulanımsal dengesizlikleri vardır. Duyguları çok hızlı değişir. Uygunsuz yoğun bir öfke hissederler.

 

Sınırları test etmeleri durumu ne anlama gelir? Bunu sıklıkla çocuklarda görürüz. Yetişkinlerde de kişisel sınırlar söz konusudur. Yetiştiğimiz kültürün içinde öğrendiğimiz ifade edilmeyen kurallardır. Sınırda kişilik bozukluğu olan kişiler ilk tanıştığı kişi ile tokalaşır, sonra hemen sarılır vs. Yani hem fiziksel hem kişisel sınırları hemen zorlarlar. Güçlü kişilerdir ve bu rahatsızlığın kendisi de oldukça güçlüdür.

 

Bir başkasının kendilerini düzelteceğini umarak ilişkiden ilişkiye koşarlar, bir başkasının kendilerini artık anlayıp olduğu gibi kabul edeceğini umarlar. Sezgileri oldukça kuvvetlidir.

Geçmişlerinde ise genellikle fiziksel, duygusal veya cinsel taciz yaşanmışlığı görürüz. Zaten onları sezgisel olarak güçlü yapan da budur. Dayak yemekten veya cinsel tacizden kaçınmak ve korunmak istedikleri için yeni bir ses duyduklarında veya şiddete maruz kaldıkları kişini ayak seslerine vs. son derece duyarlı olmaları onların sezgiselliğini son derece güçlendirir.

 

Her zaman söylediğim gibi, bu belirtileri okuyup kendi kendinize hemen teşhis koymayın. Gerektiğinde, yaşamınızı ve ilişkilerinizi kolaylaştırmak için mutlaka uzman olan bir terapist desteği alın.

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here