0
20

DEKAMER Sorumlusu Prof. Dr. Yakup Kaska uyardı:

“carettaları beslemeyin,

‘tık’ haberciliğine son verin”

Sorumsuz medya ve tur sahiplerinin cezasını caretta carettalar çekiyor. Turistleri eğlendirmek için caretta carettaların yaşam alanlarına demirleyen tur tekneleri, misafirlere caretta caretta gösterebilmek için tavuk eti atarak birlikte yüzmelerini sağlıyor. Yüzerken insanlara zarar veren caretta carettaları ise sorumsuz medya tarafından caretta carettalar turistlere saldırdı haberleri yapılıyor.

Öyleki internet medyasında ilk olarak 6 kişiye caretta caretta saldırdı haberleri, kısa süre sonra 2 kişiye caretta caretta saldırdı olarak yer alıyor.
Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma Rehabilitasyon ve Bilgilendirme Merkezi sorumlusu Pamukkale Üniversitesinden (PAÜ) Prof. Dr. Yakup Kaska, turistlere kaplumbağa gösterip iki kuruş fazla kazanmak isteyen kişilerin hayvanları beslemeye başlaması ile bu tür olayların görülmeye başladığını söyledi.
caretta carettaların elle beslenmemesi gerektiğini anlatan Prof. Dr. Yakup Kaska, medyanın da sorumlu habercilik yapmasını, daha fazla “tık” alabilmek için yapılan haberlerin diline bir çeki düzen verilmesi gerektiğini ifade etti.
Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma Rehabilitasyon ve Bilgilendirme Merkezi sorumlusu Pamukkale Üniversitesinden (PAÜ) Prof. Dr. Yakup Kaska’nın yaptığı açıklama şöyle;

-CARETTA ISIRMA VAKALARI VE YAPILAN HABERLER
Yıllarca koruyup sevdiğimiz, sevimli dostlarımız “Carettalar” neden bize düşman oldu? Neden bizleri boğmaya, “dişleri” ile gördükleri yerde ısırmaya ve tatillerimizi zehir etmeye başladılar?
Son yıllarda sürekli olarak medyaya bu şekilde haberler yansımaya başladı. Bu konu hakkında defalarca kamuoyunu bilgilendirme yapıp çağrılarda bulunduk ancak ne yaptığımız yanlışlara bir son verebildik, ne de daha fazla “tık” alabilmek için yaptığımız haberlerin diline bir çeki düzen verebildik.


Öncelikle ısırma vakaları hakkında son bir hatırlatma yapmak istiyoruz. Deniz kaplumbağaları 100 milyon yılın üzerinde bu dünyada yaşıyorlar. Modern insanın birkaç yüz bin yıldır var olduğunu düşünürsek onlar hancı biz yolcuyuz diyebileceğimiz bir durum var diyebiliriz. Beraber yaşadığımız dönemler içinde insanların deniz kaplumbağalarının eti, yumurtası için sömürmesi, yuvalama alanlarını ve evleri olan denizleri tahrip etmeleri haricinde gayet barışçıl yaşadığımız düşünülürse son yıllardaki ısırma vakaları oldukça sıradışı. Eskilerin böyle sorunları yoktu peki bizim dönemimizde neler oldu?
Burada iki büyük etken ön plana çıkıyor. Birincisi, turistlere kaplumbağa gösterip iki kuruş fazla kazanmak isteyen kişilerin hayvanları beslemeye başlaması ile ısırma vakalarının birlikte arttığını görüyoruz. Dikkat çekmek istediğimiz noktalardan birisi de besleme bilinçli olduğu gibi teknelerden attığımız atıklar vasıtasıyla pasif şekilde de gerçekleşebileceği. Sürekli beslemenin olduğu bölgelerde kaplumbağalar alanı sahiplenmeye, besin beklentisi içine girmeye başlıyorlar. Bu alanlar aynı zamanda binlerce insanın, yüzlerce teknenin olduğu, balıkçılığın yoğun şekilde yapıldığı alanlar. Bu alanlarda yaşayan ve alanı sahiplenmiş kaplumbağalar büyük stres altına giriyor, saldırgan hale geliyorlar. Burada empati yapmanızı istiyoruz: Yaşadığınız yerde her gün binlerce kaplumbağanın ve tanımadığınız araçların üstünüze üstünüze geldiğini düşünün. Nasıl hissedersiniz? İşte kaplumbağalar bu noktada saldırgan davranışlar gösteriyorlar. Bu onlar için de bizim için de istenmedik bir durum. Ayrıca bu alanlarda bulunan kaplumbağalar daha fazla yaralanma ve ölüm riskine maruz kalıyorlar.

-EĞER ISIRILMAK İSTEMİYORSAK
1. Kaplumbağaları beslemeyelim
2. Her türlü atıklarımızı denize atmayalım
3. Kaplumbağa görünce onları kendi halinde bırakalım
-HABERCİLİK ANLAYIŞI
Burada ne yazık ki insanları paniğe sürükleyen habercilik anlayışını da eleştirmemiz gerekiyor. Son iki yıldır dehşet, saldırı, boğmaya çalıştı, devasa hayvan panik saçtı gibi başlıklarla, biraz daha fazla “tık almak” için yapılan haberler bu paniğin artmasına yol açıyor. Bunu oldukça sorumsuz olarak nitelendiriyoruz. Ayrıca yapılan haberlerde kullanılan dil, talihsiz kişilerin olayın stresiyle kullandığı anlatımları süzgeçten geçirmeden kullanınca durum daha da vahimleşiyor. Örneğin kaplumbağaların dişleri yoktur. Ancak haberlerde kaplumbağaların dişlerinden bahsetmek, kaplumbağanın boğmaya çalışması, şah damarına saldırması gibi panikle söylenmiş ve gerçekle alakası olmayan betimlemeler sorunun çözülmesine değil derinleşmesine, insanların denizde kaplumbağa avına çıkmasına yol açacaktır. Bu “Tık Haberciliği” anlayışından vazgeçilip en kısa sürede sorumlu habercilik anlayışının benimsenmesini tüm medya organlarından talep ediyoruz.
Unutmayın: şimdiye kadar tüm canlılarla birlikte yaşadık, bundan sonra da birlikte yaşayabiliriz.
MELAHAT KANBUR-GÜRCAN KUNDAKÇI

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here