ORTACA’DA FİLİZLENEN “HAYIT”

0
9
ORTACA’DA FİLİZLENEN “HAYIT”

ORTACA’DA FİLİZLENEN “HAYIT”

TÜRKİYE GÜNDEMİNDE

 

n Haziran 2015 tarihinde piyasaya sürülen, üç aylık kültür, sanat, edebiyat ve bilim dergisi HAYIT’ın 4.sayısını çıktı

Haziran 2015 tarihinde piyasaya sürülen, üç aylık kültür, sanat, edebiyat ve bilim dergisi HAYIT’ın 4.sayısını çıktı

Yayın hayatına bin trajla başlayan HAYIT dergisi 4.sayısında 2.500 basılarak Türkiye dağıtımına start verdi. HAYIT’ın çıkış öyküsü aslında Ortacalı bir grup gencin başlattığı ilginç bir karşı duruş hareketi. Aşağıda yayınladığımız giriş yazısında bu karşı duruşu çok çarpıcı biçimde ifade ediyorlar.

HAYIT’ın öyküsünü derli toplu anlattıkları giriş yazısı yanında merak ettiklerimizi Derginin editörü Cemil Uludağ’dan dinledik. Cemil Uludağ, Ortacalı bir genç. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği  bölümünde lisan eğitimini tamamlıyor ama bu sırada ilgilendiği felsefe alanına yöneliyor. Şimdi Kocaeli Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü araştırma görevlisi aynı zamanda doktorasını yapıyor. Uludağ: “2014 yazında Özay Kanat ve yıllardır tiyatro ile ilgilenen Ortaca ve Dalyan’dan 20 kadar kadar arkadaşımızla birlikte dergimizin giriş yazısında vurguladığımız konuları tartışmaya başladık. Bir yıllık bir süreç sonunda HAYIT’ı çıkarmaya başladık. İlişkili olduğumuz, fikirlerimizin örtüştüğü Ali Nesin gibi bir çok akademisyen, yazar-çizer, bilim insanı da sürece dahil oldular. Derginin mizampajından grafiklerine kadar herşey gönüllülerin katkılarıyla ortaya çıkıyor. Yani “HAYIT” sadece Ortacalılar’ın değil ülkenin muhtelif yerlerinden insanların katkılarıyla çıkıyor. Aslında farklı görüşlere kapalı değiliz, onlar da görüşlerini paylaşırlar yayınlarız. Tartışmaların geliştirici olacağını düşünüyorum.” dedi. Ayrıca; Derginin finansmanın ilk aşamada çıkaranlar tarafından karşılandığını, bayi satışlarının finansmanı karşılayacağını belirtti.

Cemil Uludağ’ın da sohbetinde vurgu yaptığı “giriş yazısı”nda şöyle denmekte:

“Merhaba !

Hayıt hiçbir şeye ihtiyacı olmadan kendi kendine büyüyüp çoğalan bir çalıdır. Kökleri güçlü ve derindedir. Asılmayla topraktan sökülmez. İnce kısa boylu olanlarından bilek kalınlığında ağaç boyuna erişenlerine kadar çeşit çeşittir. İnce dallılarından sepet ve kamçı, kalın olanlardan ise sopa yapılır. Bu sopayla çoğunlukla adam, en iyi ihtimalle de yatak döşek döverler.

Çiçeği kolayca avuca gelir. Kokusu insanın içinde keskin ve coşkulu duygular yaratır. Aşk kokar! Yaşam kokar! Akdeniz ve Egede yol kenarlarında bolca bulunur. Çoktur, yine de seyrek durur. Birbirine gölge etmez. Yanında yöresinde yabani otlar türese de yerini beğenmezlik yapmaz. Nerede olsa büyür, çiçeklenir. Alçakgönüllüdür.

Hayıt Dergimiz genç bir kadro tarafından hazırlanmaktadır. Uzmanlaşmanın tartışılmadan kabul gördüğü çağımızda farklı disiplinlerin sponsorlu sergi salonları dışında da bir araya gelebileceği düşüncesindeyiz. Her ne kadar post modernizmle birlikte farklı disiplinler bir aradalarmış propagandası kültür – sanat alanında yaygın olarak karşılık bulsa da, önümüzdeki yıllarda arayışını sürdüren insanlığa süper marketten aldığı, TV’den seyrettiği ya da sosyal medyadan devşirdiği tabansız reklam kültürü yetmeyecektir. Teknolojiye ve paraya endekslenen bilgi, gerçek öğrenmenin önceliklerinden birisi olan deneyimin karşısına kısa vadede işe yarayanı koyarak yaşantımızı bir bilgi çöplüğüne dönüştürmüştür. Hepimiz o çöplükten beslenerek zehirleniyoruz. Bu bağlamda egemen anlayışın kuracağı çöpten dünyanın bize bir şey vaat ettiğini de söyleyemeyiz [Teknoloji kendi kendini yöneten bir organizma olmadığına göre ona neden karşı olunamayacağı yönünde bir tartışma yürütmek ona karşı olmak kadar saçmadır. O yörüngeye girmeyelim(!)].

Umarız farklı disiplinleri bir arada tutmak uğraşımızda zamanla özgücümüzü (bilgi) arttırarak başarılı olur ve niteliksizleşmeden bu iddialı uğraşın hep birlikte arkasında durabiliriz. Bilgi ne akademilerin, ne de şirketlerin tekelindedir. Öyleymiş gibi davranmak yığınları dönülmez bir yola sürüklemektedir. Yol yakın değilse de bir yerden başlamak gerek…

İyi okumalar!

Hayıt

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here